14 Ekim 2010 Perşembe

ASHES dIVIDE - Keep Telling Myself It's Alright

Billy Howerdel aslında tanıdık bir isim: zira kendisini (daha çok direkt olarak Tool vokali Maynard James Keenan ile eşleştirilen) A Perfect Circle'ın kurucu timinden olması ile ve APC'de lead ve ritm gitar (ve vokal) olması ile biliyoruz. ASHES dIVIDE'ın da kurucusu, vokali, gitaristi ve prodüktörü olarak bulunuyor.

ASHES dIVIDE kesinlikle Tool ve A Perfect Circle ile bir benzerlik taşımıyor esasen. İki grup da teknik ağırlığı fazla olan müziğe duygu yükleyerek ilginç ve özgün bileşkeler yakalıyorlardı ki Maynard James Keenan'ın bunda etkisi büyüktür. ASHES dIVIDE ilk bakışta bir gotik rock grubu tablosu çiziyor, fakat, esasında kendine özgü bir müzikal altyapıya sahip.

Keep Telling Myself It's Alright her şeyden önce hüzünlü bir albüm: gerçekten de kendisine sürekli "her şey düzelecek, iyi olacak" telkinini yapmaya ihtiyaç duyan bir karakteri konu alır gibi. Ortada bir konsept albüm yok, ama belirli bir tema var: kayıp aşk. Albüm, bu hisleri vıcık vıcık romantizm ya da pop duygusallığı yerine daha gerçekçi ve haliyle daha keskin bir biçimde aktarıyor ve zaman zaman film müziğiymişçesine açık belli olan imgelemlere sahip. Sözler vurucu ve rahatça akılda kalabiliyor.

Albümün en güçlü yanı zaten hem sözlerle verdiği hem de müziğin her tınısına rahatça aktardığı duygusallık: basitleştirilmiş ve çok teknik deha içermeyen müzik, bu basitliğinin her noktasına bir duygu sindirmiş durumda. Zaman zaman çok rahatça içe oturabilen ballad'larla ("The Ritual", "Forever Can Be"), zaman zaman coşku yüklü ama buruk rock şarkılarıyla ("Denial Waits", "Enemies), bazen ise hiç beklenmedik yerde ve salt sözlerle ("Slipping Away") vuruyor, ama hep vuruyor ve çoğunlukla boş bırakmıyor.

Fakat bu kadar yoğun duygu yüklü şarkıların bir dezavantajı, belli bir noktadan sonra bünyenin kaldırmaması. Bu açıdan, saatlerce kült black metal dinlemek gibi bir deneyim sunuyor ASHES dIVIDE: güzel olduğu gerçeği değişmese de belirli bir çizgiden sonra biraz nefes almak istiyor insan. Bu nefessizlik aslında albümün genel temasına uygun (kendine telkinin sorunların insanı boğduğu gerçeğini değiştirmemesi gibi) fakat albüme biraz puan kaybettiriyor. İşin güzelliği, bu bile albümün güzelliğini bozmuyor.

A Perfect Circle severlerin bu albümü daha başarılı bulacağı kesin. Duygusal rock seven herkes bu albümden bolca zevk alabilir, o ayrı.

Artılar: Atmosfer, vokaller, şarkıların çoğunlukla çok güzel olması.
Eksiler: Birkaç şarkının çok uçucu olması.
Kime tavsiye edilir: Rock seven ve A Perfect Circle dinleyen herkese.

ASHES dIVIDE (gayri) resmi sitesi: http://www.ashesdivideonline.com/ (grup maalesef bir resmi siteye sahip değil)
ASHES dIVIDE myspace: http://www.myspace.com/ashesdivide

Keep Telling Myself It's Alright albüm kadrosu:

Billy Howerdel: gitar, vokal, klavye, bas
Josh Freese: davul
Devo Keenan: çello ("Sword" şarkısında, kendisi Maynard James Keenan'ın oğlu)
Matt McJunkins: bas, yardımcı vokal
Jonny Radtke: gitar, yardımcı vokal
Adam Monroe: klavye, yadımcı vokal



1. Slipping Away
2. Denial Waits
3. Too Late
4. Forever Can Be
5. Defamed
6. Enemies
7. A Wish
8. Ritual
9. The Stone
10. Higher
11. Sword

11 Ekim 2010 Pazartesi

She Wants Revenge - This is Forever

Darkwave akımının garipliği aslında basit ve rahatça ayırt edilen bir-iki özelliğinin yanında özgünlüğe yer bırakacak "nefes alma sahası" sahibi olmasındadır. Darkwave dans müzik ve elektronik/endüstriyel kökenlidir ve estetik anlayışı genellikle gotiktir. Fakat burada gotik sözcüğü sadece karanlık tınılara ve genel olarak zarif bir hüzne, bir melankoliye yatkınlık olarak algılanmalıdır: lüzum yoksunu makyajlar ve poz takınmalar olarak değil.

She Wants Revenge ise kendisini darkwave'e dahil etse de ortaya koyduğu müzik çok daha ilginç. Bir kere altyapısında dans müziği olduğu kesin: dans müziğine uygun ritmler ve genel sample kullanımı söz konusu. Fakat bunu ağır ötesi ve genellikle hikaye anlatmaya eğilimi olan, jilet gibi keskin bir tür "sleaze rock" ile destekliyor. Bunu birazcık açıklayayım: rock mevcut, fakat zaman zaman glam'e, zaman zaman da popa yakın duran bir yaklaşıma sahip ve yarattığı hava daha çok sigara dumanının bulut halinde beklediği, ahşap ve bira kokusu içinde yüzen barlarda takılan tipler. Cebinde dört çakmağı olduğu halde ateş isteyen hatunlar ve bunu bilerek çakmak gazını ümitle tüketen adamlar... gibi. Fakat buradan deli gibi riff kullanıldığı sonucu çıkmasın, çünkü her ne kadar müzik gayet dengeliyse de, o kadar rock olmuyor hiç, ama bu etkileşim hep mevcut. Bazen gayet mutlu mesut takılabilen rock etkisi zaman zaman darkwave'in daha farklı akımlarında görülen (The Scarlet Leaves ve The Frozen Autumn gibi) bir karanlıkla ve sweep gitar geçişlerle de gidebiliyor.

Şarkılar hayli ilginç, ve hepsi bir başka ters gitmiş ya da tamamına erememiş aşk hikayesi anlatıyor. Bazen hikaye sadece platonik (She will Always be a Broken Girl), bazen fazlasıyla genç (What I Want) bazen ise buruk (albümün çoğu) ama tek bir ortak yöne sahip: asla mutlu sonla bitmiyor şarkılar. Ve anlattıkları hikayeler son derece güzel anlatılmış: bir basitlik var ama bu basitlik insanı her seferinde sürükleyebilecek kadar akıcı.

Ki, She Wants Revenge'in en büyük gücü burada. Sanki adamlar kalkıp "E madem sample üzerine kurulu bir müzik yapacağız, bari o sample'ları olabildiğince akılda kalıcı yapalım" demişler gibi bir güzellik var: müzik akıcı, hoş ve zevkli. Albüm gerçek anlamda keyif veriyor ve her şarkı bir öncekinden daha çok sevdiriyor kendini. Ki, aslında ritm duygusu çok güçlü bir müzik yapıyor da olsalar, melodi kavramını da o ritme yedirmeyi başarıyorlar rahatlıkla. Müziği güzel yapan şey bu zaten: albüm rahat, ne olduğunu bilen, başı sonu belli ve insanı lüzumsuzca zorlamıyor.

Hani bazen, daha önce hiç dikkatinizi çekmeyen bir albüm birden gözünüze çarpar ve alıp dinlersiniz, ve sonra da uzun süredir aradığınız müziğin bu olduğunu düşünürsünüz ya?

İşte This is Forever o albüm.

Artılar: Neredeyse mükemmel, şarkılar akılda kalıcı ve oynak, albüm çok rahat.
Eksiler: Vokalin tekdüzeliği, birkaç gereksiz şarkı ve She Will Always Be a Broken Girl'ün sıkıcılığı.
Kime tavsiye edilir: Pop ve dans müziği seven herkese.

She Wants Revenge myspace:http://www.myspace.com/shewantsrevenge

This is Forver albüm kadrosu
Justin Warfield: vokal, gitar, klavye
"Adam 12" Bravin: bas gitar, klavye, davul programlaması, perküsyon, programlama, vokal



1. First, Love
2. Written in Blood
3. Walking Away
4. True Romance
5. What I Want
6. It's Just Begun
7. She will Always be a Broken Girl
8. This is the End
9. Checking Out
10. Pretend the World has Ended
11. Replacement
12. All Those Moments
13. Rachael

10 Ekim 2010 Pazar

Diorama - Amoroid

Diary of Dreams'in gitar/vokal/klavye/bestecisi Adrian Hates, bir gün Torben Wendt isimli bir gençle tanışır ve gencin solo projesine destek vermeye kadar verir. Normalde fazlasıyla kıt olabilen bir tür olan synthpop'un sürüden rahatça sıyrılacak kadar yetenekli ve etkileyici çocuğu olan Diorama bu şekilde ilk albümünü çıkartır.

Açıkçası ben Diorama ile 2005 tarihli Amoroid ile tanıştım. Amoroid, grubun dördüncü stüdyo albümü ve benim bu noktada giriş yapmış olmamın avantajı, albümü öncekilere ya da sonrakilere bakmadan değerlendirebilecek olmam.

Albüm gayet hoş. Normalde synthpop biraz kıt bir türdür: o derece ki pek çok topluluğun (Neuroactive, Pulcher Femina, Imperative Reaction, Assemblage 23, Sero.Overdose gibi) şarkıları albümler ilerledikçe birbirine karışıyor. Bunun bir sebebi, synthpop'un fazla şablon bazlı olması ve dolayısıyla karakter sahibi şarkıların çoğunlukla bu şablonlara kurban gitmesi. Diorama'nın böyle bir sorunu yok - aksine, her şarkı kendi karakteri ile albümde ayrı ayrı şakıyor; şarkıları birbirine bağlayan ve Diorama'ya karakterini veren şey ise, elektronik müzik yönünü çok ama çok hafif bir rock ruhu ile birleştirmesi ve elektronik müziğin tek bir yönüne saplanıp kalmak yerine geniş yelpazesinden yararlanması. Aggrotech'e kaçan The Girls, gizemli I Hear the Drums ve buram buram rock kokan Odyssey into the Vacuum bu yelpazeye bir-iki örnek sadece. Bu, albüme bir dinamiklik katıyor ve sürekli aynı teraneyi tekrar tekrar dinletmek yerine farklı tatları önünüze sürüyor.

Grubun ortaya çıkarttığı atmosfer ise bayağı başarılı. Basitçe ifade etmek gerekirse, Amoroid sakince arkaplanda da dönebilir, aktif olarak o anda yapılan eyleme destek de verebilir, direkt kalkıp dans da edilebilir bir müziğe sahip. Coşturan, rahatlatan, neşelendiren ve hüzünlendiren albüm içerikle dolup taşıyor, ve sadece 11 şarkıya oturtulan derinlik dudak uçuklatacak seviyelerde.

Albümün bir diğer artısı da akıcılığı. Şarkılar bazen uzun olabiliyor (I Hear the Drums 8 küsür dakika mesela) fakat asla sıkıcı olmuyor. Asla "yine mi bu geçiş ya, bıktım arkadaş" dedirtmiyor; ki, genellikle tekrar üzerine kurulu bir müzik ile bunu başaramaları çok iyi. Ki, Amoroid'i bu kadar güzel kılan şey de aslında biraz bu - kendine has bir eser. Diorama'nın müziği de diğer herhangi bir synthpop grubuna benzerlikten rahatça uzaklarda, kendine haslığı ile öne çıkıyor zaten.

Artılar: Torben Wendt, ilk dinleyişte bile rahatça aklınızda kalan şarkılar, müziğin güzelliği.
Eksiler: Friends We Used to Know şarkısı ve albüme alışmanın zorluğu.
Kime tavsiye edilir: Endüstriyelci, futurepopçu ve dans müziği, electronica ile arası olan herkese.

Diorama resmi sitesi: http://www.diorama-music.com/
Diorama myspace: http://www.myspace.com/dioramamusic

Amoroid albüm kadrosu:

Torben Wendt: vokal, music, klavye, perküsyon, sözler
Felix Marc: klavye, vokal
Sash Fiddler: Gitar
Marquess: davul
Bernard Le Sigue: bas



1. Logic Friends
2. The Girls
3. Dear Brother
4. Helmets Down
5. Friends We Used to Know
6. Someone Dies
7. Random Starlight
8. Prozac Junkies
9. Unzersortet
10. Champagne for All
11. Odyssey into the Vacuum
12. I Hear the Drums
13. Two Boats

9 Ekim 2010 Cumartesi

Access to Arasaka - void();

Access to Arasaka, ismini fazla bilinmeyen bir masaüstü cyberpunk oyunu Netrunner'ın yan-ürünü olan Cyberpunk 2020'den, bir kart oyunundan almakta. Bu ufacık bilgi ise benim aslında söyleyebileceğim herhangi bir şeyden daha fazla bilgiyi tek celsede verebiliyor.

Albüm, void(); tam bir cyberpunk müzik şaheseri denebilir. Aslında "cyberpunk" müziği daha çok techno ve electro varyasyonları olarak algılanır zira cyberpunk kültürünün teknolojiye düşkünlüğünü vurgular. Bu noktada Access to Arasaka, eşsiz bir müziğe sahip - resmen "müzik" denen kavramın sınırlarında dolaşıyor. Müziğin kendisi için "glitch" diyenler mevcut, ki noise müzik, dark ambient ve glitch electro'dan parçalar müziğin içerisinde mevcut. Fakat Access to Arasaka'nın müziğini bu kadar eşsiz yapan şey zaten kendine özgünlüğü. Basitçe glitch electronics diyip geçmek mümkün değil zira müzik çok daha derin.

void(); efsanevi ve eşsiz bir eser. Basitçe açıklamak gerekirse baştan sona atmosferik geçişlerden oluşan "pasajların" ya da "şarkıların" bütünü denebilir. Şarkıların hiçbirinin yapı, form, ritm, melodi gibi kaygıları yok. Bu ilk başta kulağa kötü gelebilir, fakat kazın ayağı öyle değil: aksine, millerce kalınlıktaki duvar misali bastıran bir atmosfer (arkaplanda kalan elektronik "soundscape" öbekleri sağolsun) ve düzensiz, bazen gerçekten müziğin yapıldığı ekipman spazm geçiriyormuşçasına sapıtan ritmler birarada karanlık bir dijital dünyayı çağrıştıran geçişler ile birleşince ortaya derin, buz gibi soğuk, siyahın en koyu tonunda bir müzik çıkıyor.

Karanlık müzikleri seviyorsanız, elektronik müzikle aranız varsa ve daha da önemlisi müzikte atmosfere önem veriyorsanız mutlaka ama mutlaka bu albüme bir bakın derim. Kenarda köşede kalmayı kat-i suretle hak etmeyen bir topluluk Access to Arasaka.

Artılar: Her şey.
Eksiler: Şarkı denen şeyin pek olmaması.
Kime tavsiye edilir: Atmosferik şeyleri seven ve elektronik müzik hayranı olan herkese, glitch/IDM severlere.

Access to Arasaka resmi sitesi: http://www.accesstoarasaka.com/v3/
Access to Arasaka myspace: http://www.myspace.com/accesstoarasaka
Access to Arasaka last.fm: http://www.last.fm/music/Access+To+Arasaka



1. *strok()
2. kill_recorder=$c1
3. array [0..8191)
4. setvector
5. config.syn_seq
6. &sin
7. term/echo
8. optlist;
9. syslog_ident
10. [overwrite_ctr]
11. inc(tumbler)
12. n->m_pkthdr.len
13. switch (pcap_datalink)
14. bpf_u_int32
15. < arpa/inet.h>
16. sys.argv[1:]