29 Eylül 2012 Cumartesi

Mindless Self Indulgence - if

Sürekli hiperaktif bir enerjiye sahip, her adımda hızlı, yüzünde bir gülümsemeyle küfürleri ard arda dizen ve hiçbir şeyi umursamayan bir grup, nasıl olur da bunların hiçbirini bozmadan depresyonun dibine vurur, ve bunu yaparken çıtasını yükseltir diye sorarsanız, cevabını MSI bize if albümü ile vermiş derim.

if, grubun sonraki hamlesi merakla beklenirken geldi ve ortaya çıkan şeyi, bence, kimse tahmin edemezdi.  Her şeyden önce, müziğe değinelim: You'll Rebel to Anything'den birkaç adım ileri giden müzik çok daha oturaklı, new school punk etkisi biraz daha bariz, fakat aynı zamanda grubun özünde olan hip-hop, elektronik ve chiptune estetiğinden hiç ödün vermemiş.  Bu da zaten if'i, aslında önceki albümlerin yavaş yavaş inşa ettiği yapı kılıyor.  Jimmy eskisi kadar çok vokal numarası kullanmıyor fakat Steve Righ? ve Lyn-Z bu ufak boşluk sayesinde biraz daha ön plana çıkmış.

Fakat, albümün MSI diskografisinde tamamen kendine has bir yere sahip olmasının ve en önemli özelliğinin arkasında ufak müzikal değişiklikler yatmıyor.  Basitçe söylemek gerekirse, if son derece depresif bir albüm.  Nasıl derseniz, şöyle: grup, özünde bulunan enerjisini muhafaza etmeyi başarmış.  Şarkıların hepsi yine hızlı, insanı sürükleyen, belirgin bir enerji yükünü içinde barındırıyor.  Albümü zaten (açıktan açığa depresyona bağladığı Due, Mark David Chapman ya da Mastermind gibi anlar haricinde) bu çok depresif yapıyor: MSI resmen dinleyicisini eğlendirirken kendi kendisini harcadığını ifade eder gibi bir tavra bürünmüş.  Gülümsüyorlar, hoplayıp zıplıyorlar, akıp gidiyorlar ve her espri, her gülücük sahte, hepsi yalan ve onlar da bunun farkındalar.  if, duruşuyla, resmen "acı çekmemizle eğlendiğinizi biliyoruz, dolayısıyla kendimizi kırbaçlayacağız" der gibi.

Tamamen depresif Due ("Herkes neyi bilmesi gerektiğini biliyor, ben hariç") , Mastermind ("Vaktin geldi, her şeye veda et"), Mark David Chapman ("Umut yok, korku yok, hepimiz aynı gözyaşlarıyla ağlıyoruz") gibi şarkıların yanında Pay for It ("Asla mükemmel olmayacak, benim için asla"), Prescription ("Sahneye çıkmadan ufacık bişeyler lazım"), Never Wanted to Dance ("Asla dans etmek istememiştim ama sen hayır cevabını kabul etmedin, kaltak"), Evening Wear ("Herkes bomba olmak istiyor ve bomba olunca masumiyet yitiyor") gibi buruk şarkılar da yer alıyor.  Bu açıdan, eskiden tek tük çıkan, ciddi ya da depresyona bağlayan cümlelerin bazen şarkıları toptan ele geçirdiğini söylemek mümkün.  Fakat, belirtilmesi gereken şey, mevzubahis şarkıların da insanı eğlendirebiliyor olması.

Ha, albüm bunu çok güzel bir şekilde, yeni ve oturmuş tarza uygun eski/yeni, eğlenceli pek çok şarkı var.  Üniversite birinci sınıf muhabbetli Issues, felaket komik bir geçiş barındıran (ve konusu aklınıza ilk gelen şey olan) Get It Up, lisse mentalitesiyle yazılmış ayrılık şarkısı Revenge, MSI standardı Animal, endüstriyel yönüyle öne çıkan ve Revenge'deki ponpon kız havasını koruyan On It, hip-hopumsu bir tavır sergileyen Money ve tabii ki efsane olan Bomb This Track insanı rahatça yerinden kaldırıp dans ettirebilecek şarkılar.

Sonuç mu? if son derece sağlam ve grupların aslında özünden ödün vermeden de gelişebileceğinin / olgunlaşabileceğinin kanıtı.  MSI'ın bir sonraki adımını merakla bekliyorum.

Artılar: Müziğin tavan yapması, her şarkının efsane olması geleneğinin sürmesi, grubun eski kimliğiyle yeni kimliğini birleştirmesi sonucunda özünden uzaklaşmadan değişmiş olması....
Eksiler: Albümün bir yarısının önceki EP'lerde yer alan ya da single olarak çıkan şarkılar olması.
Kimlere tavsiye edilir: MSI hayranlarına, MSI nedir merak edenlere ve genel olarak garip, elektronik destekli rock / punk sevenlere.

Mindless Self Indulgence resmi sitesi: MSI
Mindless Self Indulgence myspace: MSISpace

Tight albüm kadrosu:
Little Jimmy Urine - vokal
Steve Righ? - gitar
Lyn-Z - bas
Jeniffer "Kitty" Dunn - davul



1. Never Wanted to Dance
2. Evening Wear
3. Lights Out
4. Prescription
5. Issues
6. Get It Up
7. Revenge
8. Animal
9. Mastermind
10. On It
11. Pay for It
12. Due
13. Money
14. Bomb This Track
15. Mark David Chapman

Not: Albümün aslında birkaç tane kapağı var - ben normal versiyonundan çok daha ucuza deluxe versiyonunu bulduğumdan, onun kapağını koydum.

27 Eylül 2012 Perşembe

D12 - Devil's Night

Eminem'in ünü, rap müziğine kazandırdıkları veya rap'i getirdiği yer tartışılamaz; zamanının devlerinden N.W.A.'in üyelerinden olan (ve Snoop Dogg'un ününden de sorumlu olan) Dr. Dre'nin en büyük başarılarından biri, bu beyaz velede bir fırsat vermek olmuştur da denebilir, aslında.  Fakat, zaman zaman, Eminem'in yıldızının parlaklığından dolayı gözardı edilen bir oluşum vardır ki, o da D12'dir.

D12 ("Dirty Dozen"), aslında Eminem'in Detroit günlerinden tanışık olduğu, merhum Proof ile başını çektiği bir ekiptir.  Ekibin bundan önceki çıkışları Eminem'in meşhur Marshal Matters LP'sindedir (Under the Influence şarkısında.) Devil's Night ise, Eminem'in zamanında verdiği, önce meşhur olup sonra ekibi meşhur etme sözünden çıkma, rap dendiğinde aslında çıtayı fazlasıyla yüksek tutan bir albümdür.

Öncelikle D12'e ait tarzdan bahsedelim.  Ekipteki her üyenin tarzı, ortaya attıkları, kısaca "sesleri" farklı ve her şarkı bu seslerin çeşitli kombinasyonlarla biraraya gelmesinden oluşuyor.  Bunun getirdiği büyük artı, tek bir rapçinin kendi usulünü ortaya dökmesinden ziyade bir grup rapçinin bir ekip olarak kimlik ortaya koymasını görüyor oluşumuz.  Cidden, D12'in belirli bir duruşu var ve herkes bu duruşa uygun hareket ediyor.  Yalnız, bu konuda özellikle belirtilmesi gereken bir kişi var, o da Bizarre.  Bizarre, hem diğerlerinden daha yavaş ve oturaklı rap söylemesi haricinde, "shock rap" denebilecek bir usül ile hareket ediyor.  Bir grup sapığın arasında hepsinden ayrı durmayı ve hep diğerlerinden birkaç adım ileri gitmeyi başarıyor.

Albüme hakim olan unsurlardan en büyüğü eğlence, zira en karanlık anlarında bile Devil's Night bir espri içeriyor.  Bundan kaçabilen şarkı hiç yok, ve eğer simsiyah mizahtan hoşlanıyorsanız, albüm felaket eğlenceli oluyor.  Bu noktada bahsedilmesi gereken bir şarkı tipi de tamamen eğlenceye yönelik olanlar: Shit Can Happen, Ain't Nuttin' But Music, Nasty Mind, Purple Pills, Blow My Buzz, hepsi dinleyeni eğlendirmeye ve gülümsetmeye yönelik, pozitif enerji yüklü şarkılar.  Hatta Ain't Nuttin' But Music, hem beat ve müziği, hem de müzik endüstrisine acımadan geçirmesiyle; Blow My Buzz ise genel havasıyla sonuna kadar parti şarkıları denebilir.  Eğer son derece çarpık bir espri anlayışınız varsa, Pimp Like Me'yi de bu kategoriye sokmak mümkün, ki aslında bu şarkı rezalet, tavrı felaket, fakat ikisi de eprisini arttırmaktan başka bir şey yapmıyor.

Tabii ki her şey gırgır şamata değil.  Devil's Night aslında istedi mi havasını ciddileştirip karartabiliyor.  Daha yavaş ya da daha vurucu beat'ler, zehir gibi yoğun, jilet gibi keskin sözler ve genel olarak daha ağır şarkılar var.  Bu kategoriye Pistol Pistol, American Psycho, Instigator, Devil's Night ve Revelation girebilir.  Pistol Pistol ve American Psycho daha çok sinsi iken, Instigator daha belirgin ve sinirli haliyle kendini belli ediyor.  Fakat, albümün tavan noktası denebilecek iki nokta varsa, bunlar da Devil's Night ve Revelation olacaktır ki, ikincisinin nefes nefese hızı ve duygu yoğunluğu ile cidden efsane bir şarkı.

Sonuç mu? Çok fazla değilse de arada rap dinlemeyi seven birisi olarak, aslında bu blogun daha çok rape ihtiyacı var diye düşünürken, hayatımın albümleri arasında saydığımla başlayayım dedim (hoş, Cypress Hill'in IV albümü de o statüde ama....)

Artılar: Basitçe, mükemmel rap albümü denebilecek olması.
Eksiler: Türü sevmeyenlere ve espri anlayışı tutucu olanlara hitap etmeyecek olması.
Kimlere tavsiye edilir: Rap sevenlere.

D12 resmi sitesi: D12
D12 MySpace: D12Space

D12 Üyeleri:
Eminem (Slim Shady)
Swift (Swifty McVay)
Kuniva (Rondell Beene)
Kon Artis (Denaun Porter)
Proof (Derty Harry)
Bizarre (Peter S. Bizarre)



1. Another Public Service Announcement
2. Shit Can Happen
3. Pistol Pistol
4. Bizarre (Skit)
5. Nasty Mind
6. Ain't Nuttin' But Music
7. American Psycho
8. That's How (Skit)
9. That's How
10. Purple Pills
11. Fight Music
12. Instigator
13. Pimp Like Me
14. Blow My Buzz
15. Obie Trice (Skit)
16. Devil's Night
17. Steve Berman (Skit)
18. Revelation
19. Girls (Bonus)

Not: Bazılarının The Crow filminden hatırlayacağı "Devil's Night", Halloween gecesinde eski ya da içinde adi suçların işlendiği evlerin yakılması geleneğine verilen isim.

21 Eylül 2012 Cuma

Mindless Self Indulgence - You'll Rebel to Anything

Eğer zamanında genç olmuş bir grup için "olgunlaşmışlar" ifadesi kullanılıyorsa, bilin ki sorun vardır.  Olgunlaşmak ya da değişmek kötü bir şey olduğu için değil, genellikle "olgun" tabiri grubun özünde barındırdığı her şeyi bir kenara atıp, neden aynı ismi kullandığını sorgulatırcasına farklı işler peşinde koşmasını anlatmak için kullanılır.  İstisnaları bunun çok azdır, ki, MSI, şükür ki, bu istisnalardandır.

You'll Rebel to Anything, grubun üçüncü stüdyo albümü ve içeriği diğer iki albümden fazlasıyla farklı.  Bazıları için bu albüm bir kırılma noktasını temsil ediyordu, fakat işin özü şurada ki, MSI, olgunlaşarak biraz daha oturaklı, daha başı sonu belli bir müziğe yönelerek aslında bir adım ileri gitmiş.  Müzikteki punk etkisi kendisini rock etkisiyle dengelerken, şarkı yapıları daha klasikleşmiş.  Her zaman grubun müziğinde faktör olmuş olan elektronik müzik (aynı şekilde hep varolmuş olan) chiptune etkisini beraberinde taşıyarak bu yeni ve "olgun" tarzın destekçisi olarak oturtmuş.  Fakat, elektronik etkileşimi, normalde kullanıldığı gibi kullanılmaktan çok, ikinci gitarı klavye olan grupları andırırcasına kullanılmış.

You'll Rebel to Anything aslında iki özelliğini açık net ortaya döken bir albüm: ilki, fazlasıyla protest bir duruş sergiliyor olması.  1989, You'll Rebel to Anything (As Long as It's Not Challenging), What Do They Know? ve Bullshit hep "özenti" mentalitesine göndermelerle dolup taşıyor.  Bu albümün çıkış döneminin de aslında emo akımının patlamasına denk geldiği düşünülürse, grubun zaten punk ruhundan nasibini almışlığı ile sahip olduğu tavrın tavan yapması anlaşılabilir.  Özellikle bahsedilmesi gereken şarkı Bullshit, zira son derece hoş bir girişten sonra "Bundan sonrası tamamen boş" diyerek (ve bazen "ve buna bayılıyorsunuz!") diye ekleyerek aslında özellikle ana-akım müzik endüstrisine giydiriyor.

Albümün ikinci özelliği ise aslında pek çok noktada karanlık bir havaya bürünmesi.  1989 ("Cesedim soğumadı bile / şovumun modası yavaştan geçiyor"), Rush'ın efsane şarkısı Tom Sawyer'ın cover'ı, , Straight to Video ("Hiç fark etmemiştim / hiç fark etmemiştim / güzelliğin kayboluyor / kaybolup gidiyor"), What Do They Know? ("Yüzümden okunuyor")  bu konuda çok belirgin şarkılar ve esas olayı enerji dolu, eğlendiren, pozitif yüklü bir grubun hüzne boğulduğu anlar cidden daha vurucu oluyor.  Bu konuda da öne çıkan şarkı Straight to Video zira kendisi baştan aşağı depresif bir şarkı.  Hava olarak esasen Diabolical'a benzeyen şarkı, sözleriyle ve havasıyla büyüleyici fakat bir o kadar da negatif.

Bu iki özellik bir yana, müziğin özü yine MSI'ya has sound'u koruyor ve protestolarıyla gülümsetmediğinde yine de eğlendirebiliyor.  Shut Me Up, 1989, Stupid MF, 2 Hookers and an Eightball ve özellikle Prom son derece eğlenceli şarkılar ki bunların arasından Shut Me Up ve Prom tamamen grubun bilindik hiperaktivitesine yakın geçiyorlar.  Ki zaten You'll Rebel to Anything, öncesindeki FGWSSS'nin otuz şarkıda barındırdığı enerjinin aynısını daha odaklı bir şekilde bulundurmayı başarıyor.

Aslında grubun şu ana kadar bir türlü yazamadığım bir özelliği daha var: özellikle FGWSSS ve sonrasında, MSI albümlerindeki her şarkı bir hittir.  Açıklamam gerekirse: bazen albümlerde olan ve diğer şarkılardan bariz bir-iki kademe yukarıda olan şarkılar, MSI albümlerinde yoktur.  You'll Rebel to Anything de bu açıdan son derece oturaklı bir albüm diyebiliriz, zira bu albümdeki herhangi bir şarkıya klip çekilebilirdi, ve o şarkı eforsuzca hit olurdu, zira her şarkıya aynı özen gösterilmiş.  Ki, zaten Jhonen Vasquez'in yönettiği Shut Me Up ve daha sonradan gelen Straight to Video'nun klipleri (hele grup Straight to Video için hayranlardan klip çekmesini istedikten sonra) rahatça hit haline gelmiştir.

Sonuç mu? MSI'ın ilerlerken kalitesinden ödün vermediğini görmek güzel.

Artılar: Müziğin ilerlemesi ve oturması, Straight to Video, grubun kendi çıtasının altına düşmemesi.
Eksiler: Eğlencenin yerini yavaş yavaş depresyonun alıyor olması, daha sonraki albüme de taşacak "daha önce çıkan EP'lerdeki tek tük şarkıları albüme koyma" huyunu 2 Hookers and an Eightball ile başlatmış olması.
Kimlere tavsiye edilir: MSI hayranlarına, MSI nedir merak edenlere ve genel olarak garip, elektronik destekli rock / punk sevenlere.


Mindless Self Indulgence resmi sitesi: MSI
Mindless Self Indulgence myspace: MSISpace

Tight albüm kadrosu:
Little Jimmy Urine - vokal
Steve Righ? - gitar
Lyn-Z - bas
Jeniffer "Kitty" Dunn - davul



1. Shut Me Up
2. 1989
3. Straight to Video
4. Tom Sawyer
5. You'll Rebel to Anything (As Long as It's Not Challenging)
6. What Do They Know?
7. Stupid MF
8. 2 Hookers and an Eightball
9. Prom
10. Bullshit

Mindless Self Indulgence - Frankenstein Girls Will Seem Strangely Sexy

Benim MSI ile tanışmam bu albüm, Jhonen Vasquez'in yarattığı Invader Zim, ve ikisinin de hayranı olan kardeşim sayesinde oldu.  Bir gün, kampüsten eve dönerken, iPod'unu bana verdi ve garip, daha önce dinlediğim hiçbir şeye benzemeyen, çok ama çok güzel ve saçmalık seviyesinde eğlenceli bir şarkı açtı ve beni Mindless Self Indulgence ile tanıştırdı.  (Şarkı Faggot idi, bu arada.)

Frankenstein Girls Will Seem Strangely Sexy (bu noktadan sonra FGWSSS) grubun Tight ile yakaladığı başarıdan sonraki adım olarak gelir ve aslında MSI diskografisinde grubun özünü en iyi yansıtan albümdür denebilir.  Müzikteki punk etkisi biraz daha rafine hale gelirken, eşlik eden rap / elektronik ögeleri de aynı sıçramayı takip edercesine öne atılmış.  Fakat, her halinde, FGWSSS, Tight'a göre daha sert, daha gitar bazlı bir albüm.  Albümün bir diğer başarısı da zaten önceki albümdeki başarılı her ögeyi alıp hepsini birkaç adım ileri götürmesi: sözler daha saçma, daha kaba saba, daha vurucu ve daha felaket; müzik daha hızlı, daha enerjik, daha sert, daha inişli-çıkışlı; vokaller saçma sapan dinamiklere sahip.... kısaca, birkaç adım ilerisi.

Her şeyden önce, tek CD'lik bir albümde otuz şarkı olmasına bir değinelim.  MSI, FGWSSS'de, daha sonra yavaş yavaş kaybedeceği bir felsefeyle hareket ediyor: az, hatta çok az, ama öz.  I Hate Jimmy Page'de geçen "İki dakikalık bir şarkı bir dakika elli dokuz saniye sürer - çok uzun be!" ifadesini yaşatırcasına, şarkıların çoğu bir buçuk-iki dakikalık.  Tabii bu demek değil ki şarkı adına hiçbir şey duymayacağız: MSI, tarzı olduğu üzere, her şarkıyı ayrı bir kimlikle donatmayı başarmış ve, sanki şarkıyı oluşturmak için vaktinin kısıtlı olduğunun bilincinde ve panikliyormuşçasına türlü numalarla doldurmayı başarmış.

Ki zaten albümün en büyük artısı, asla tempo düşürmeyen ve dinleyiciyi rahatça kendine bağlayan enerjisi.  Bu enerji dinleyeni yormuyor, aksine onları da sürüklüyor.  Albüm çok eğlenceli: hele Urine'in ağzından çıkan sapık mizahla aranız varsa daha da eğlenceli.  Grubun türlü taşkınlıkları, şarkıların dolu dizgin giden hızları ve genel havaları, süreleriyle birleşince albümü daha da dinlenebilir kılıyor.  Hoş, London Bridge, Planet of the Apes, Clarissa, I Hate Jimmy Page, Masturbates, Step Up Ghettoblaster, Faggot ve Kill the Rock daha başı sonu belli şarkılar arasında sayılabilir: ki aslında grup ufaktan şarkılarını tamamen rastgele yapılar üzerine kurmak yerine daha kontrollü bir kaosu tercih etmiş denebilir.

Ayrıca, şarkılarda ufaktan kendini belli etmeye başlayan karanlık bir eğilim var desek çok da yanlış olmaz.  Bir kere, daha sonradan daha da belirginleşecek bir "kişinin kendisine acımadan geçirmesi" söz konusu.  Jimmy Urine bazen acımasızca kendini yeriyor.  Pek çok cümle buna örnek sayılabilir, zira arada neden bir kenara itilip unutulması gerektiğinden ve aslında rezalet bir kişi / müzisyen olduğundan dem vuruyor.  Bunun tavan yaptığı an, Royally Fucked'a sıkıştırılan "Hepsi ölü / bırakın ben de öyle olayım" cümlesi ki, o kadar rast gele bir yerde ki, kaçırmak işten değil.

Sonuç mu? Hayatımın albümleri arasında rahatça tanımlayabileceğim bir şaheserdir Frankenstein Girls Will Seem Strangely Sexy.

Artılar: Her şey desek doğru olur.
Eksiler: Bir daha asla böyle bir albüm gelmemesi?
Kimlere tavsiye edilir: Yeni şeyler arayanlara, yeni şeylere açık olanlara ve MSI nasıl bir şey bilmek isteyenlere.


Mindless Self Indulgence resmi sitesi: MSI
Mindless Self Indulgence myspace: MSISpace

Tight albüm kadrosu:
Little Jimmy Urine - vokal
Steve Righ? - gitar
Vanessa Y.T. - bas
Jeniffer "Kitty" Dunn - davul



1. Backmaskwarning!
2. Bitches
3. Boomin'
4. Clarissa
5. Cocaine and Toupees
6. Dicks are for My Friends
7. F
8. Faggot
9. Futures
10. Golden I
11. Harry Truman
12. Holy Shit
13. I Hate Jimmy Page
14. I'm Your Problem Now
15. J
16. Keepin' Up with the Kids
17. Kick the Bucket
18. Kill the Rock
19. Last Time I Tried to Rock Your World
20. London Bridge
21. M
22. Masturbates
23. Planet of the Apes
24. Played
25. Ready for Love
26. Royally Fucked
27. Seven-Eleven
28. Step Up, Ghettoblaster
29. Whipstickagostop
30. Z

Not: Şarkılar alfabetik sırayla dizilmiştir.
Not 2: CD'nin arka yüzünde, çeşitli kelimelerin şarkı isimlerinde bulunması durumunda sansürlenmesini protesto etmek için grup her sesli harfi * karakteri ile değiştirmiştir.  Bu durumda ortaya "F*t*rs", "K*ll Th* R*ck", "L*nd*n Br*dg*" gibi şarkı isimleri çıkmıştır.
Not 3: Evet, Clarissa, ülkemizde de Nickolodeon'da yayınlanmış olan ve Melissa Joan Hart'ın başrolünde olduğu "Clarissa Explains It All"a atfedilmiş bir şarkıdır, fakat tabii ki Jimmy Urine bunu da kendi tarzında yapmış, o ayrı.