Yazı Dizisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazı Dizisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2011 Salı

Machinae Supremacy, 4- A View from the End of the World (2010)

Grubun Hikayesi ve Gelişimi
Deus Ex Machinae ve Jets'n'Guns Soundtrack Albümleri
Redeemer ve Overworld Albümleri

Sene 2010'u gösterdiğinde, Machinae Supremacy yepyeni bir albümle geri döndü, ve ismini de, A View from the End of the World olarak açıkladı. Albümün post-prodüksyon evresinde şarkı listesini forumlarında yayınlayan grup, hayranların sevinç çığlıkları ile karşılaştı. Son zamanların en başarılı/popülar anime/manga eseri Death Note'a gönderme yapan World Of Light/Shinigami ikilisi, grubun dünyadaki Call of Duty oyuncularına adadığı açık net belli olan Crouching Camper Hidden Sniper(ki adı da uzakdoğu filmi Crouching Tiger Hidden Dragon'dan alıntıdır), March of the Undead 4, Half-Life 2den bir bölüm adı olan Nova Prospekt... Beklenti, hele grubun yeraltından beri peşinden gelen kemik kitlesi ve sürekli genişleyen takipçileri düşünülürse, hayli yüksekti; e, Overworld'den sonra ne gibi bir numara ile gelebilirdi ki grup?

Machinae Supremacy ise, sanki bu beklentiye ve beklentinin içindeki şüphelere yumrukla yanıt verircesine, Redeemer'ı katlayacak mükemmellikte bir albümle, hidrojen bombası misali düşüverdi 2010'un piyasasına. Grubun ileri adım attığı söylenemezdi: daha çok sanki ileri doğru kıtaları aşan bir sıçrayışta bulundu. Ki bu lafımın da arkasında dururum: hem, bir süredir gözden düşmüş gibi gözüken SID tınılarına tam da Deus Ex Machinae ve Redeemer seviyeleri arasında duran bir dönüş yaptılar, hem çıkışlarındaki oyun manyaklıklarına daha beter sarıldılar, hem de olgunlaştılar. Evet, grubun zaten fazlasıyla olgun bir hali vardı, ama eğer Overworld'de grup yirmilerinin sonunda idiyse, A View from the End of the World'de ise 35 gibi bir tepe noktası yaşına geldiler diyebiliriz.

Efendim, albüm mükemmel. MaSu beklentileri karşılamıyor. Beklentileri kat be kat aşıyor. Groove ötesi sololar, bazen bana Henry Ranta'yı hatırlatacak derecede "canlı" ve kendi kimliğine sahip davullar, efsanevi gitar numaraları, Overworld'de bir kez duyulmuş olan SID soloları, duygusal iniş-çıkışlar.... ki grup duygu yükünü, önceki albümlerdeki coşku, gaz ve karanlığın ötesine taşıyarak yeni yükseltilere çıkmayı başarmış - Persona'nın içtenliğinden, One Day in the Universe'in power ballad etkileşimlerine, oradan Nova Prospekt'in isyanına ve oradan da Indiscriminate Murder is Counter-Productive'in katıksız eğlencesine kadar pek çok epik an var. Ufak bir dipnot, bu şarkı ismini, Overworld albümünün CD kutusunun içine yazılmış cümleden alıyor (ki cümlenin tamamı o zaten).

Albüm kusursuz. Basitçe, kusursuz. Dürüst, yerli yerine ama aynı anda cesur, oynaklıktan, duygusallıktan çekinmiyor, günün sorunları ile alakalı (The Greatest Show on Earth, mesela, internet nesli üzerine) ve her bakımdan grubun dünyaya sunduğu bir hediye gibi. Bulabileceğim tek kusur, grubun bir sonraki adımını kritik hale getirmesi, zira çıta bu albümde çok, çooook yüksek.

NOT: 10/3942304832423*4*23593*2094 (evet, sayılarla yetinmeyip kuvvet ekledim.... hayır, bunu alışkanlık haline getirmeyeceğim.)

A View from the End of the World albüm kadrosu:
Robert "Gaz" Stjärnström -vokal ve gitar
Jonas "Gibli" Rörling - lead gitar
Andreas "Gordon" Gerdin - klavye ve ritm gitar
Johan "Dezo" Hedlund - bas
Niklas "Nicky" Karvonen - davul



1. A View from the End of the World
2. Force Feedback
3. Rocket Dragon
4. Persona
5. Nova Prospekt
6. World of Light
7. Shinigami
8. Cybergenesis
9. Action Girl
10. Crouching Camper Hidden Sniper
11. Indiscriminate Murder is Counter-Productive
12. One Day in the Universe
13. The Greatest Show on Earth
14. Remnant (March of the Undead IV)

Machinae Supremacy, 3 - Spinefarm ve Zafer

Grubun Hikayesi ve Gelişimi
Deus Ex Machinae ve Jets'n'Guns Soundtrack Albümleri

2006 yılında, Machinae Supremacy, yeni albümü Redeemer'ı tamamlamıştı. Fakat, Music By Design (MBD) şirketi birden iflas edince, albümün çıkışı gecikti. Grup, bu arada, Spinefarm ile anlaşmayı başardı (gerçi, Robert'ın kurduğu, oyun müzikleri yapan Hubnester Industries ile de bunu yapabilirlerdi). Bunun sonucu olarak, Machinae Supremacy, Spinefarm gibi tanınmış bir şirkete geçiş yaptı. Bu kararın etkisi büyük olacaktı ve grubun yükselişi engellenemez hale gelecekti. Bu yükselişin ilk ayağı ise, hem yeraltı hem de satış versiyonu bulunan Redeemer albümü.

Albüme geçmeden: yeraltı versiyonunun şarkı dizilimi piyasa versiyonundan biraz farklı ve içinde Kaori Stomp, Cavern of Lost Time, Prelude to Empire/Empire şarkıları bulunmamakta. Ben şans eseri yeralı versiyonuna denk geldiysem de, aşağıda şarkı listesinde piyasa versiyonunun dizilimini vereceğim.

Redeemer (2006)

Eğer Machinae Supremacy'nin mükemmele ulaştığı albüm hangisi derseniz, size Redeemer derim. Gerçek anlamda rock/metalin kitabını yeniden yazabilecek potansiyele sahip bir bombadan bahsediyoruz zira. Grup, ilk albümdeki o uyuşukluğu atmış, bir "albüm" yapmıştır bu sefer ve baştan sona, sondan başa, Redeemer, mükemmeldir.

Yo, gerçekten. Müzikal altyapısına baktığımızda SID klavyelerin daha az kullanıldığını görüyoruz, fakat kendi içerisinde müziği ele geçirmek yerine müziğin bir parçası haline gelen klavyeler böyle çok daha başarılı. Hala buram buram punk metal (icat ettim terimi, evet) kokan, zaman zaman çok sert ve son derece gaz gitarların yanında coşan ve varlığını hissettiren bas ve davul ortaya dillere destan bir müzik çıkartıyor. Albümün nispeten yumuşadığı anlar (Rise, Oki Kuma's Adventure) bile bu coşkudan nasibini alıyor.

Albümün yarattığı atmosfer ise tek kelime ile "epik" çünkü her şarkı sanki ayrı bir marş, ayrı bir sanat eseri gibi. Elite'in yeraltına savaş çağrısından Ghost (Beneath the Surface)'ın cyberpunk göndermelerine, Kaori Stomp'un Japonca söylenen geçişlerinden gümbür gümbür gitarlarına, Ronin'in sakin havasından, Seventeen'in kısa ama resmen müziği kulağınızda parçalayan isyanına kadar, albümün her saniyesi ayrı bir zafer, ayrı bir efsane.

Ki, aslında Robert'ın söz yazımı ve çeşitli vokali çok etkili bu konuda. Dünyayı kurtaran bir panda ayısını konu alan Oki Kuma's Adventure'dan, sevdiğine zarar verenleri yok etmek isteyen bir adamı konu alan Hate'e, oradan da epik bir dizenin sonraki adımı olan Reanimtor'a sözler cayır cayır ve bazıları gerçekten insanı güldürüyor ya da içine oturuyor. Başka hangi albümde: "Somewhere along the line it seems that pimp became cool and punk mainstream" diye bir söz duyabilirsiniz ki?

Şimdi, albümün bir-iki de dipnotu mevcut. Grubun ilk şarkıları arasında March of the Undead diye bir isyan şarkısı vardı - bu şarkının ikinci versiyonu da, ilkinin remixi gibi bir şeydi. Konu olarak, gerçekten zombileşmiş toplumda varolamayan bir karakterin bakış açısını anlatan March of the Undead 2, bu albümde devam ediyor. Bu devam şarkısı da Reanimator (March of the Undead 3), ve kendisi de zaten Jets'n'Guns Soundtrack'inden bildiğimiz FutureMachine şarkısından esinlenerek yapıldı. Jets'n'Guns Soundtrack'i, iki şarkıya daha yol açtı: birincisi, Lava Trouble Bubble'ın yeniden yorumlanışı olan Rise ve ikincisi de, Machinaeguns ve Dududub Dududum'un birleşiminden doğmuş olan Empire.

Uzun lafın kısası? Redeemer arşivinizde yoksa utanın.

NOT: 10/4143249249404832 (bu sefer dayanamadım)

Redeemer Albüm Kadrosu:
Robert Stjärnström - vokal, gitar
Jonas Rörling - gitar, yardımcı vokal
Johan Palovaara - bas (fakat, iddiaya göre, bas çalmamıştır albümde)
Andreas Gerdin - klavye, yardımcı vokal
Tomas Nilsén - davul



(şarkı listesi, benim bilgisayarımdaki kayıda göre düzenlenmiştir ve iki versiyonun bir bileşkesidir)

1. Elite
2. Through the Looking Glass
3. Rogue World Asylum
4. Rise
5. I Know the Reaper
6. Kaori Stomp
7. Hate
8. Ghost (Beneath the Surface)
9. Seventeen
10. Ronin
11. Oki Kuma's Adventure
12. Reanimator (March of the Undead III)
13. The Cavern of Lost Time
14. Prelude to Empire
15. Empire



Overworld (2008)

Normalde, bu albüm için ben "grubun kara koyunu" derdim, zira albüm ileri bir adımdan çok yan tarafa bir adım gibi gelirdi. Fakat, albümün güzelliği burada çıkıyor: alışması zor ve hemen sırlarını açık etmiyor. Bunda albümün akışı çok büyük rol oynuyor: aynen Redeemer gibi başlıyor. Hatta Elite-Overworld, Through the Looking Glass-Edge and Pearl eşleştirmeleri bile yapılabilir rahatlıkla (ve ilerisi için aslında Seventeen-Violator). Albüm elini korkak alıştırır gibi giderken birden Radio Future ile sağ gösteriyor, Skin ile sol tekme atıyor, Truth of Tomorrow ile kafa derken....

Şimdi sorun burada. Dark City şarkısı kesinlikle rezalet. Tek başına orta karar bir şarkı ama bu albümde hiçbir yeri yok ve birden "ne lan bu şimdi" dedirtecek şekilde çıktığından dolayı albümün güzelliğine resmen gölge düşürüyor.

Gelirsek albümün güzelliği kısmına. Enstrüman kullanımında büyük bir gelişme söz konusu: gitarlar zaman zaman speed metal hızlarına çıkarken davullarda zaman zaman bir melodik death etkisi var (bazı geçişlerde twin pedal gümbür gümbür). Gazz'in vokali ilerlemiş ve maşallah yani, kendisinden şüphe edenlerin canına okurcasına gürlüyor. Sololar efsanevi ve armoni yapıldığı zamanlar mevcut: ki, sözler ve albümün genel havası Redeemer'dan çok daha karanlık. Eğer Redeemer, savaşın hız kazandığı ve herkesin coştuğu anlar idiyse, Overworld artık işin uzamaya başladığı zaman çöken gecedir denebilir.

Genel olarak albüme bir post-endüstriyel toplum rezaleti teması hakim. Redeemer'da esintileri olan cyberpunk havası dibine kadar. Siyaset, din, piyasa, tüketim toplumu, youtube kültürü, her şey nasibini alıyor. Radio Future'un Rise misali attığı sözlerden ("come now, be your own media whore" gibi), Conveyer'ın ümitsizliğine kadar albüm son derece karanlık.... ta ki birden, tokat atarcasına Britney Spears'ın Gimme More şarkısına yapılan cover çıkana kadar. Evet, adamlar bir Britney Spears coverı yapıp albüme koymaktan çekinmemişler. Hoş, webografide Boomfunk MC'nin Freestyler'ı (Sidstyler olarak) ve Spice Girls üyesi Mel C'nin I Turn To You'su da coverlanmıştı ama.... bu kadar karanlık bir albümde hazırlıksız yakalıyor adamı Gimme More SID.

Ayrıca, Jets'n'Guns kaynaklı şarkı bu albümde de mevcut - SID Icarus şarkısı, aslında Flight of the Toyota'nın elden geçirilmiş hali. Ve, mesihimiz Steve de, Need for Steve şarkısıyla (evet, Need for Speed referanslı bir şarkıyla) geri dönüyor. Ki, aslında Overworld'ün ilginçliği burada, yarısında geçmişe çok saplanmış durumda, ama kalan yarısında ise grubun yeni şeyler aradığını ve geliştiğini gösteriyor. Bu açıdan, Overworld'e geçmişle gelecek arasındaki köprü denebilir....di, eğer bir sonraki albüm tam bir efsane olmasaydı.

NOT: 10/9 (yaktın adamları Dark City)



1. Overworld
2. Need for Steve
3. Edge and Pearl
4. Radio Future
5. Skin
6. Truth of Tomorro
7. Dark City
8. Conveyer
9. Gimme More SID
10. Violator
11. SID Icarus
12. Stand

Machinae Supremacy, 2 - MDB ve Bağımsızlık Yılları

Grubun Hikayesi ve Gelişimi

Gelecekte benzerlerini yazmayı ümid ettiğim yazı dizilerinin ilkinin ikinci bölümüne hoş geldiniz. Machinae Supremacy'nin ilk bölümünde, grubun hikayesinden bahsetmiştik. Şimdi, ikinci bölümde, grubun ilk iki albümünden bahsedeceğiz. Geçmeden önce, söylemem gereken şey şu: Machinae Supremacy, ilk albümlerinden sonra bir süre Jets'n'Guns oyununun soundtrack'i ile uğraştı. Bu soundtrack'i ben grubun ikinci albümü sayıyorum, zira baştan sona aynen bir albüm gibi dinlenebilecek bir kapasitede.

Fazla da uzatmadan....

Deus Ex Machinae (2004)

Grubun ilk albümü Deus Ex Machinae pek çok hayranı için vazgeçilmez, pek çok diğeri için de en amatör işidir. Grubun ilk albümü olarak aslında tek basit bir probleme sahiptir: albümü yapana dek tek tek şarkı yapan bir topluluğun, bir albümün sadece CD'ye basılmış birkaç şarkıdan ibaret olmaması durumu. Bence, ilk albümde grup bunu pek kavrayamadığı için ortaya çıkan şarkılar, tek başlarına yeterince güzel ve Machinae standardında da olsalar, albüm bütününde çok başarılı değildir.

Gazz, forumlarda bu albümü "SID-festivali" olarak tanımlamıştır. Ki haklıdır da: albüm bazen ezici üstünlükte SID klavyeleri üzerine kuruludur, ama normal şartlar altında bunu gümbür gümbür punk/metal gitarlarla destekleyen grup niyeyse gitarları birazcık geri plana almıştır. SID'in ön plana çıkması sorun değil aslında (bunu daha sonradan arayacağımızı tabii ki bilemezdik) ama bazen cidden biraz kısmalarını istiyor insan.

Tabii ki albüm kötü değil, ama daha iyi olabilirdi ve Machinae'nin sonradan yakalayacağı standarda göre vasat sayılabilir. Kendi efsane anlarına sahip, o kesin: şarkıların bazıları gerçekten sıyırılıp epik seviyelere ulaşabiliyor - ki, grup webografisi ile de bağını kopartmadığını gösterircesine, Arcade isimli şarkılarına devam şarkısı (Player One) yapıp albüme koymuştur. Ufak bir notta, her albüm çıkışında Player Two diye bir şarkının çıkacağı dedikodusu gelir ama şimdilik böyle bir şey olamadı. Bir diğer bağlantı da, "Super Steve"dir. Webografide yer alan "Steve's Quest" şarkısının devamıdır, ki, Overworld albümünde de "Need for Steve" ile bu dize devam edecektir (1).

Zaten Deus Ex Machinae grubun ilk albümü ve belli bir açık bulunmazsa olmaması geçerlidir. Albüm nedense biraz fazla çekingen, biraz fazla efendidir ve prodüksyonu nedense sanki webografideki şarkılardan daha aşağıdadır. Bunu asla çözememiştim - normalde Gazz'in vokalini seven kadar sevmeyen vardır ama albümde nedense kulağa batar. Fakat yine de dinlenmesi gerekir, zira içindeki şarkılar yeterince güzeldir ve dinlenebilir gayet.

NOT: 10/7

Deus Ex Machinae albüm kadrosu:
Robert Stjärnström - vokal, gitar
Jonas Rörling - gitar, yardımcı vokal
Kahl Hellmer - bas
Andreas Gerdin - klavye, yarımcı vokal
Tomas Nilsén - davul



1. Insidious
2. Super Steve
3. Dreadnaught
4. Flagcarrier
5. Return to the Snake Mountain
6. Player One
7. Deus Ex Machinae
8. Attack Music v 2.0
9. Ninja
10. Throttle and Mask
11. Killer Instinct
12. Tempus Fugit
13. Blind Dog Pride
14. Machinae Prime
15. Soundtrack to the Rebellion



Jets'n'Guns Soundtrack (2004)(2)

Bu kadar oyun odaklı bir gruptan tabii ki böyle bir şey çıkması çok şaşırtıcı değil; esas şaşırtıcı olan şey, grubun stüdyo albümü olarak bir oyunun soundtrack'ini gösteriyor olmamız bence. Fakat, yine de, Jets'n'Guns Soundtrack'i kendi içerisinde bir albüm sayılmayı her zaman hak ediyor. Dünyanın en ilginç yaratılarıdan bir tanesi albüm.

Şimdi, her saniye zaten bu müziğin bir oyun için yapıldığını hissediyorsunuz, o apayrı bir gerçek. Müziğin atmosfer üzerine kurulu olması büyük bir artı olarak yazılıyor albümün hanesine: zira her şarkıda kafanızda ayrı bir bölüm canlandırıyor ve şarkıya göre resmen aksiyon temposu, zorluk seviyesi gibi detayları doldururken buluyorsunuz kendinizi. Bunu yapmadığınız zamanlar da ara demo sahneleri canlandırıp epik hikayeler yazıyorsunuz zira müzik ikisini de deliler gibi teşvik ediyor.

Albüm, grubun ilk albümünde kaybetmiş gibi gözüktüğü coşkuyu, hızı ve epikliği rahatça yakalıyor. Machinae Supremacy'nin tarzı aynen bu albümdeki gibi: punk kokan davullar ve onunla metal müziği dengeleyen gitarlar, SID klavye desteği ve enstrümanların hem paramparça olurcasına hem de nazikçe çalındığı bölümler. SID seslerini canlı enstrümanlarla grup son derece başarılı bir şekilde dengeliyor ve vokal olmamasına karşın sanki varmışçasına bir hava yaratıyor. Şarkıların kendi içlerindeki iniş-çıkışları son derece doğal ve şarkılar, kısasıyla uzunuyla, son derece akıcı. Hani oturup da 27 şarkılık soundtrack'i hakikaten rahatça dinleyip son derece keyifli dakikalar geçireceğiniz garanti.

Buraya ufak bir dipnot koymak durumdayım. Jets'n'Guns albümü aslında yapıldı ve bitti şeklinde bir albüm değil. Grup, sonraki albümlerinde, Jets'n'Guns şarkılarının modifiye edilmiş versiyonlarına vokal ekleyerek yeni şarkılar yarattı. Bu şarkıların hangileri olduğunu, sonraki albümlerde yazacağım zira şurası yeterince kalabalık vaziyette.

NOT: 10/10



0. Game Over
1. Theme from Jets'n'Guns
2. Fan va Coolt
3. Koala in the Spider's Web
4. Megascorcher
5. Flight of the Toyota
6. Teh Evul P4in of Doom Hell
7. Erecta My Hamburger Baby
8. Little Green Men
9. Lava Trouble Bubble
10. Zogrim Ate My Hamster
11. Insectoid
12. Archangels of Sidaroth
13. Hyperchase
14. Burgerhammer Hill
15. Knee-Deep in the Xoxx
16. Kings of the Sea
17. FutureMachine
18. Lord Krutor's Dominion
19. SpacePunX
20. Dududub Dududum
21. Escaping the Krut
22. Death from Above
23. Flames of Fire
24. Judgment Fray
25. Machinaeguns
26. R0x0rd teh X0xxor
27. Endgame

DİPNOTLAR
1- Robert'a "Steve kim?" diye sorduğumda, bana şu cevabı verdi: "Steve'in kim olduğunu bilmiyorum, tek bildiğim, normal gözükmesine rağmen son derece güçlü olduğu. Bazı konularda çok güçlü hisleri var, ve ateşten geçecek de olsa kendi yolunda ilerliyor. Bildiğin gibi, eğer ondan korkmazsan ateş sana zarar vermez. Belki Steve bir yirmi birinci yüzyıl peygamberidir? Eleştirel düşünce ve ateizmle donanmış bir mesihtir, ya da? Kim bilir?:)"(evet gülümseyen surat dahil)
2- Oyunun kendisini henüz oynayamadım, fakat konu olarak grup kadar kopuk olduğunu söyleyebilirim: Kötü intergalaktik diktatör Xoxx, Profesör Van Hamburger'in yarattığı kuantum topunu çalmış ve profesörü kaçırmıştır. Profesör bu silahı barışçıl amaçlar için kullanmak istemektedir, fakat Xoxx, evreni tek atışta yok edebileceği için elde etmiştir. Profesörün kızı Erecta van Hamburger (vallahi uydurmuyorum) de, canlandırdığımız karakterden profesörü kurtarıp Xoxx'u durdurmasını istiyor.
3- Jets'n'Guns Soundtrackinde ortaya çıkan bir ufak referansa dikkat çekmek istiyorum: "teh", aslında "the"nın hızlı yazılmaya çalışılması ile oluşan bir yazım hatasıdır. R0xx0rd ile X0xx0r ifadeleri de, sırasıyla "rocks" (iyi, güzel) ve "sucks" (kötü, çirkin) babında kullanılan ifadelerin, internet-eliti kabul edilen l337 ("elit" babında "leet") dilinde ifadesidir. Sadece bahsedeyim dedim.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Machinae Supremacy, 1 - Yeraltından Efsaneye



Son yillarda müzigin geldi durum hem içler acısı, hem de ümit vaad eder nitelikte: pek çok müzik topluluğu artik prefabrik, ve müzik ruhsuz, mekanik ve "ürün" olabilmek için sadece çeşitli şart listelerini sağlamaya bakiyor. Sonuçta müzik kavramı artik endüstrileşti ve para getirmediği sürece destek bulamıyor.

Fakat bir yandan da, belki hiçbir zaman "tanınmışlar" kadar reklam desteği bulamamasına ve arkasına şirket desteği alamamasına ragmen kendi istediğini yapıp, çok çalışarak basarılı olanlar var hala. Metallica'nin Kill 'Em All döneminde aynı yatakta üç kişi uyumaları gibi, yeralti müzik hareketlerinin çırpınışından bağımsız olmayan bu toplulukların bir kısmı silinip giderken, bir kısmı yarattığı müziği olabildiğince kendi kafasındaki fikre ve ruha sadık tutarak bir şekilde yolunu buluyor.

Makineler Yükseliyor

Robert Johan "Gazz" Sjanström 2000 yılında, Jonne (Jonas Gibli) ve Kahl (Hellmer, 2004 yılına kadar bas) ile, ortak bir tanıdıkları vasıtası ile tanıştığında, olabilecekleri kestiremediğini söylemek uzak bir tahmin olmaz. Commodore 64 oyun sistemlerinin ses arayüz aygıtı (Sound Interface Device, ya da SID) ile 8-bit oyunlarin MIDI müziklerine benzer sesler elde eden Sony SidStation klavyesi ile yapilan ekstra müzikler ile uğraşan ve bilgisayar oyunlarına feci halde ilgisi bulunan Sjanström, Gibli'nin gitardaki yeteneklerini gördüğünde o zamanlar çoktan 'Machinae Supremacy' adıyla anılmakta olan grup resmen kurulmuş oldu.

Grubun hikayesi bu noktadan sonra, ilginç bir yöne saptı: Machinae Supremacy, stüdyoda kendi potansiyelini keşfedip tamamen kendine has müzikal altyapısını yarattıktan sonra bir küçük internet noktasına, şarkılarını, eşe-dosta sunulabilmesi için koydu. Bu nokta aslında basit bir dizinden ibaretti - bir internet sitesi demek bile zordu.

Fakat, bu küçük dizin keşfedildi ve Machinae Supremacy nispeten kisa bir sürede 20,000 kisiye ulaşmayı basardı. Ki bunun dial-up internetin olduğu bir dönemde ve Metallica'nin Napster'a telif hakkı ile ilgili meshur davasını açtığı yılda olduğu düşünülürse, grubun potansiyeli daha rahatça görülebilir. Bu hali ile grubun vokalinde Robert 'Gazz' Sjanström (daha sonra gitar da çalacakti), gitarinda Jonas Gibli, davulunda 'Tobbe', basinda Kahl Hellmer ve klavyesinde Andreas 'Gordon' Gerdin vardi.

Telif Hakkının Canı Çıksın

Machinae Supremacy, yavaşça büyüyen bir yeraltı hareketi olmaya devam etti. 2003'e kadar, resmen Metallica'nin 'hakkımızı çalıyorlar' çığlıklarına tam bir rock ruhuyla cevap verircesine, tamamladıkları şarkıları resmi internet sitelerinden bedava indirime sundular (ki bu şarkılar hala herkesin indirebileceği şekilde durmaktadır). Bu şekilde ünü yayılan grup, çogunlukla internet forumları ya da "Abi gel bak, bir grup var, duyman gerekli, hasta bu adamlar..." tarzı eski usülde isim yapmaya devam etti. Çok geçmeden, Machinae Supremacy, yeraltından yerüstüne çıkmaya hazırlanan bir grup olmuştu ve sağlam bir kemik kitleye sahip olmuştu. Grubun bu başarısı, önce 2004'te ilk albümlerini (bağımsız yayınlanan Deus Ex Machinae) yayınlamalarına gitti: Ingiltere bazli MBD Records şirketi ile anlaşan grup, satış karının yüzde ellisini direkt olarak aldı ve böylece ilk albümünü çıkartmış oldu.

Bu hikaye, ikinci albüm Redeemer'in (MDB Records'in desteğini kaybettikleri için bağımsız olarak) ve grubun Spinefarm Records (Dragonforce, Entwine, Children of Bodom, Finntroll, Kalmah gibi isimlerin şirketi) ile 2006'da kontrat imzalamasına kadar gitti.

Şu anda, Machinae Supremacy, başladığı noktaya (bir internet köşesinde beş-altı şarkı) nazaran inanılmaz bir başarı elde etmiş durumda. Hayran kitlesi sürekli büyüyor ve Spinefarm himayesinde çıkarttıkları üçüncü albüm, Overworld grubun piyasadaki yerini iyice sağlamlaştırdı. Grup birkaç eleman değişikliği ile yoluna gümbür gümbür devam etmekte. Ki, bu bile bir mucize zira gruptan giden eleman sayısı az değil. Önce, 2002'de, kurucu üyelerden davulcu Tobbe gruptan ayrıldı, ve Sjanström onun yerine bir arkadaşını (Tomas Nilsén) getirdi. 2005'te, grubun kurucu üyesi Kahl Hellmer (bas), Luela şehrinden taşındığı için gruptan ayrıldı (Daniel Magdic'in Pain of Salvation'dan ayrılışı misali) ve Johan Paloova onun yerini aldı. Paloova da 2007'de gruptan ayrıldı ve basa bu sefer Johan "Dezo" Hedlund geçti. Son ayrılık, en azından şimdilik, Tomas Nilsén oldu, onun yerini de Niklas "Nicky" Karvonen aldı.

Şu sıralar, grubun dördüncü stüdyo albümü (ya da duruma göre beşinci) ile dünyayı sallamakta. Gelin birlikte bir bakalım neymiş ne değilmiş bu garip mi garip grubun mühimmatı.



Machinae Supremacy resmi site: MaSu Ana Üssü
Machinae Supremacy myspace: MaSuspace
Machinae Supremacy facebook:MaSuface (neden derseniz, grup hayranlarına, imkanları oldukça cevap veren ve genel olarak dinleyicisiyle iç içe olduğu için - daha bugün "Albüm niye amazon.com'dan gitti ya?" dediğimde Gazz hemen cevap yazdı:)
Robert Sjanström deviantart: Nordlander (eskisi kadar sık girmiyor, fakat adamla genel iletişimim buradan oldu.)

Dizin:
Grubun Hikayesi ve Gelişimi
Deus Ex Machinae ve Jets'n'Guns Soundtrack Albümleri
Redeemer ve Overworld Albümleri
A View from the End of the World